“GELECEK DE BİR GÜN GELECEK EVLAT !” (II)
“Seni yanlış anlamam ve sorularını anlayışla karşılarım. Çünkü sen, sana da sorulacak sorulduğunda da zorlanarak cevap verebileceğin konuları bana soruyorsun. ‘Doğrucu Davut’ olduğundan başına gelmeyen kalmadı. Sesli düşünen ender insanlardan birisin. Şimdi sana bir kaç hususu aktaracağım ve sanırım bana sormadığın, soramadığın bazı sorular olduğunu düşündüğüm için de seni “Hafız” ile buluşturacağım. Evlat, Anadolu insanlar var olduğundan beri çok mükemmel bir konumdaydı. Burada yaşamanın bedeli her zaman yüksekti, şimdilerde ise gün geçtikçe daha da yükseliyor. Brzezinski der ki Türkleri, Türk Dünyası ile bağlantılandırmamalıyız. Bu nedenle de Türkler ile Türk Dünyası arasında “şişenin mantarı” Azerbaycan’dır.
Bilirsin, “Elagöz Operasyonu”nu, Türkiye’ye KGB’nin gönderdiği imam kılıklı , çok iyi yetişmiş, donanımlı bir Müslüman’dan daha iyi İslam’ı, Arapça’yı, Kur’an tefsirini bilen ajanlar operasyonunu. Peki bu operasyonun adı neden “Elagöz”? Çünkü KGB Türkiye masası şefi Gaidar Aliyef’in gözleri de ela. Peki Gaidar’ın eşinin menşei ne? Zarife, Dağ Yahudisi. Peki oğlu İlham’ın eşi Mehriban? O da Dağ Yahudisi. Kısaca Yahudi anadan doğan İlham da bir Yahudi. Ve şu an şişenin mantarının başında. Tek millet, iki devlet deriz ya; devletlerden biri bizde değildi eskiden, şimdi iki devlet de iki Yahudi elinde. Çünkü Yahudilik anneden gelir. Türkiye Merhum Ebulfeyz Elçibey’e destek vermedi. Hatta Gaidar’ın O’nu devirip yerine geçmesi için destek verdi, kimin eliyle Süleyman Demirel’in. “Gaidar ekibi Ebulfeyz Elçibey’e operasyon yapacak” raporunu kripto olarak Türkiye’ye gönderen bilirsin, Kaşif evladımız. Peki bu kriptoyu gizleyen kim? Haziran 1993. Kimdi? Suret Hüseyinov’un ihanetini de Dağlık Karabağ konusundaki attığı yanlış adımları da iyice araştır. Bu kumpası kuran biz ya da bizden olanlar değildi. Aynı merkez Türkiye’de nice suikastlere imza attı. Daha fazlasını da yapacaklardı, çoğunu engelleyebildik. Bu arada Süleyman Demirel’in de geçek menşeini bir araştır. Çok zorlanırsan soya çekim, genetik miras üzerinden git, mesela Süleyman DEMİREL’in bacak yapısından... Dedim ya iki ülkenin başındakinin kökleri aynı yere dayanıyor-anneler üzerinden- , peki oraya bir şey yapamadınız, buradakini neden engelleyemediniz? diyebilirsin. Daha önce de söylediğim gibi, neredeyse Türkiye’de hiç kimseye yaptırılmayacak operasyonları buna yaptırdık, yaptırıyoruz, yaptıracağız. İhanet sürecinin kısa sürede sönümlenmesinin en uygun yolu buydu. Şimdi sana bazı konulardan söz edeceğim,bunlar seni rahatlatmak için değil, sorularına cevap bulabilmen ve sorularını bu yönde geliştirmen adına. Evlat, sona hızla yaklaşıyoruz ama bu son bizim sonumuz değil, bunun ardı çok iyi olacak. 2025-2030 yılları arasında çok önemli olaylar yaşanacak. Dünya yönetimleri, özellikle Süper Güç dediğimiz ve ellerinde nükleer güç bulunduranlar sigaya çekilecekler. Neden ve nasıl? 1954 yılında New Mexıco’da Dünya dışı varlıklarla bir kaç görüşme yapıp sözleşme yapan Eisenhower’ın taahhütlerine uyulmaması nedeniyle.
Klasik bir düşünce vardır, Dünya’yı yönetenler, yani devletlerin kararlarında da, insanlığın ve canlıların yaşamında da söz sahibi olan Küresel Şebeke. Bir yere kadar doğru ancak, Eisenhower’in sözleşme yaptıkları bunların da tepesinde. Onlar kan, ateş, barut, silah isterken bunlar da hayır diyorlar. Ve söylenen şu, siz bir kere nükleer güç kullandınız, ikincisine asla izin vermeyeceğiz. Akıllarınca Evanjelikler de nükleer silahları Kıyamet’i çabuklaştırmak için kullandırmak istiyorlar. Ancak unutulan bir şey var. O da Türk tarihinde gizli, Dünya dışı güçlerle ilk sözleşmeyi yapan Eisenhower değil. Ve onlar, onlara verdikleri sözü tutmuş , barış-adalet için kendi varlıklarını bile tehlikeye atmışlar, sonunda güçlerini de yitirmişler. Dünya dışı varlıklar bunun farkında, adaletin kılıcı-adaletin kırbacı olan bu kavim onların düşmanı değil. Elbet Dünya dışı varlıkların hepsi hırlı değil ama Zülkarneyn bizimle. Kısaca bizim hesabımız o günlere yönelik bir hesap. Ergenekon'dan çıkışımız hakkında anlatılanları bir düşün, demir dağları eritmemişler miydi? Zülkarneyn, insanlığı kurtarmak adına, zalimlerin insanlara saldırılarını önlemek adına ne yapmıştı. Engeli nasıl oluşturmuştu? Bilmem anlatabildim mi?”
Sanırım burada susmam ve özellikle son söylediklerinizi sindirmem gerek. Hafız ile nerede ve ne zaman görüşmemi istiyorsunuz? Oradan da başka bir program yoksa Bolu’da malikanemde inzivaya çekilmem gerekiyor. Bugün yılın son günü, yeni bir yıl başlıyor ve bu yeni yılda milletimizin başına neler gelebilir, ne yapmak ve nasıl direnç göstere, geleceğe nasıl hazırlanmak gerekir, düşünmek gerek. Sizler düşünüyor olsanız da benim de düşünmem gerek. Sizlerle herkes görüşemez, konuşamaz ama benim yazılarımla ben herkes ile görüşüyor ve konuşuyorum.
“Tamam evlat iki saat sonra Polatlı’da Sakarya İlköğretim Okulu öğretmen girişi köşesinde “Hafız” seni bekliyor olacak. Onunla kapalı mekana girme, açık mekanda mesela Polatlı Tren İstasyonu’nda görüş. O sana bazı şeyleri anlatacak, bazı konularda kafanda oluşmuş oluşabilecek uhrevi diyebileceğim konuları aktaracak. Dolayısıyla konuşmanızın içeriği gizli değil. Ama senin için çok önemli. Ben onunla daha sonra, görüşme hakkındaki yorumu için görüşeceğim. Bu arada malikanen hala eskisi gibi sade ve sıcaktır umarım.” 31 Aralık 2009
DEVAM EDECEK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder