BUMERANG UÇMAYA BAŞLADI, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ KOMUTA KADEMESİNE OPERASYON OLABİLİR
Marika Demir Notu: Bu yazının altında bir not var. Cem’in notu. Notta diyor ki: Bu yazı Anayurt Gazetesi’nde yayınlatılmadı. Yazıda dile getirilen tarafların gazeteyi davaya boğma ihtimali öne sürüldü. Ben bu yazıyı uygun gördüğüm yerlere, yayınlatılmama gerekçesini de belirterek gönderdim. 20 Mayıs 2026
Genelkurmay Başkanlığı’nda bir hareketlilik var bu günlerde, hem de sarsıcı bir hareketlilik. Özellikle Irak’ta 2003 yılında yaşananlar sonucu meydana gelen gelişmeler Ön Asya’da ciddi bir operasyon hazırlığı olarak değerlediriliyor ve bu nedenle de bazı tedbirler planlanıyor. Bu tedbirin ana dayanağı Ön Asya’da yaşanabilecek iç operasyonlara karşı hazırlık yapmak; esas düşünce bu bölgede demografik yapının değiştirilmesi yoluyla manipüle edilmiş ve Küresel Eşkıya’nın operasyonlarında vurucu güç olarak kullanılmak üzere insani hazırlıkların başlaması. Kontrolsuz ve “insan haklarına” perdelemesi ile dayatılacak göç.
Bu hazırlıkların başlatılmasının tarihi 07 Ağustos 2003’te Washington Post’ta yayınlanan Ön Asya’da 22 devletin -Türkiye dahil- sınırlarının ve yönetimlerinin değiştirilmesine yönelik bir planlamanın Condoleezza Rice tarafından makaleleştirilmesine kadar uzanıyor.
Bu operasyonlarda harekatın ana unsurları bölgede “Kumar Borcu Yüksek” iktidarların yönetimlere taşınması ve var olanların korunması, onların “Kumar Borçları”nın artırılarak tehdit ve şantaj altında Küresel Çete tarafından alınan kararları uygulaması, bölgede ayrılıkçı hareketlerin güçlendirilmesi ve kullanılması.
Türk Silahlı Kuvvetleri de bu olasılık üzerinden hareketlenerek hem ayrılıkçı güçlerin iç karışıklık girişimlerine karşı koyacak, hem de kontrolsüz bir göç hareketi ile ülkeye sızan ya da kasten alınan potansiyel operasyonel hasım güçlerle çatışabilecek Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın insan ve silah gücünü artırmayı planlıyormuş. Yani Tugay’dan güya tümen seviyesine yükseltilmiş ama aslında tümen seviyesine yükseltme adımları akamete uğratılmış olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Kolordu seviyesine çıkarılması planlanıyormuş.
06 EKİM 1981 ENVER SEDAT’A SUİKAST
Eee, ne var bunda denebilir? Ama “Tarihten eğer ders alınsaydı, tekerrür eder miydi?” derler bilgeler. Ön Asya’da başat güçler Türkiye ve Mısır. Her iki başat güç de hem İsrail için tehdit hem de İsrail’in varlığını sürdürebilmesi için birere sigorta.
Enver Sedat 1981 yılının başında bir karar almıştı ve Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin Nil Deltası’ndaki olası bir savaşta kullanmak için yetiştirdiği bir adet Bataklık Taburu’nu üç tabura yani bir bakıma tugay seviyesine çıkartılması emrini verdi. Bu Bataklık Taburları aslında Özel Kuvvetler Komutanlıkları’nın yetiştirilme prensiplerine uygun olarak yetiştirilen ve o kapsamda görevlendirilen kuvvetlerdi. Ve Enver Sedat bu kararı sonucu suikasta uğradı. Suikastı yapanlar Cihat Harekatı adı altında örgütlenmiş MI6-CIA-BND-DGSE’nin kısaca Küresel Çete’nin Mısır’daki taşeronu, güya dinci bir örgüt.
Şimdi, bu gelişme sonuçları kuvvetle muhtemeldir ki Condoleezza Rice’ın dile getirdiği aslında Küresel Eşkıya’nın yıllardır hazırlığını yaptığı operasyona en büyük engellerden biri. Bu durumda Türkiye’de Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın seviyesinin kolordu seviyesine çıkarılması ve buna göre kadro, silah yapılanmasına gidilmesinin ya engellenmesi ya bu da konuda karar alıcı pozisyonundakilere karşı bir şeylerin yapılması kısaca bu sürecin en azından akamete uğratılması ihtimali çok kuvvetli. Böyle bir operasyon için atılan adımlardan en belirgini ise 2004 yılında gündeme taşınan Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatında “yolsuzluk” iddiaları.
Bu karar sayısal olarak askerlerin hakim olduğu MGK’da ve sonra da YAŞ toplantısında ele alınıp karara bağlanması ve yaşama sokulması gerektiğine göre, operasyonun hedefi Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin olma olasılığı çok yüksektir. Ancak sayıca oldukça fazla Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin ölümcül suikastler ile ortadan kaldırılması neredeyse imkansız; öyleyse komutanlar itibar suikastlerine hazırlıklı olmalılar.
CİHAT HAREKATI’NIN YERİNE KİM/KİMLER OLABİLİR?
Siyasi irade bu durumda nerede yer alır? Üç Y ile savaş iddiası kurgusuyla iktidara gelenlerin en çok dile getirdikleri “Askeri Vesayet”. “Askeri Vesayet” konusunda yapılacak önleyici, ortadan kaldırıcı girişimler konusunda dindar görünümlü kitle ile kimleri, hangi kesimleri yanlarına çekebilirler? İlk etapta ne yaptığını, neye hizmet ettiğinin farkında olan ya da olmayan Enternasyonelci Solcuları, Liberal Solcuları ve kimlik bulma amaçlı liberalizm perdesi altında dümen çeviren Liberalleri. Bunlar yeterli olabilir mi? Kamuoyu yaratma ve yönlendirme için evet ama operasyonel olarak hayır, öyleyse bir de tetikçi güç gerekli. Mısır’daki Cihat Harekatı yerine kimi/kimleri kullanabilirler? 1999 yılından beri ABD’nin “Rehin Stratejisi” gereği ülkesine kabul ettikleri F.G. ve ekibini...
F. G. ekibi ile Siyasi İrade ekonomik ve kadro paylaşımı konusunda çok yakın olduklarına göre öncelikle, hem Türk Silahlı Kuvvetleri, hem Emniyet Genel Müdürlüğü, hem Adalet Bakanlığı kadrolarında oldukça etkin olan ve etkinlikleri her geçen gün de artma eğilimindeki bu güç en iyi tercih olacaktır.
İŞARET FİŞEĞİ
Bugün günlerden 19 Mayıs 2006 Cuma yani ulusal bayramımız, nasıl bir gün? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin özgürlük, egemenlik ve bağımsızlık hareketinin başlatıldığı gün. Ama iki gün önce Danıştay’a bir “baskın” yapıldı.
Kimler kimlere karşı? Neo-Con’cu Derin Devlet ile Ulusalcı Derin Devlet çatışması. Provokasyon ayağında görev alan ise Danıştay Üyesi bir kadın. Bu Siyasi İrade’nin bir güç denemesi. Ve burada herkes bütün silahlarını çekmedi. Saldırı sonrası provokasyon ile toplumsal çatışma, bütün çabalara rağmen gerçekleşmedi.
Bizden uyarmak, kimi/kimleri? Ülkesini, milletini ve kurucu iradeye saygılı, bağlı herkesi. 19 Mayıs 2006
Cem Asım YAREN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder