KORKULARI KÖRÜKLEMEK -IV-
Marika Demir Notu: Yıllar ötesinden seslenişler, ancak sanki bu günleri işaret eder gibi. Ben bu yazıları okudukça zaman zaman dumura uğruyorum. Arkadaşları ile arasındaki -ki arkadaşım dediği insan sayısı çok değildir, benim tanıdığım beş kişi- konuşmalarda söylediklerini zaman zaman abartılı bulurdum; ama değilmiş...
İSRAİL, DAHA DOĞRUSU SİYONİZM
DİNİ KÜLLİYATINA GÖRE HAREKET EDER
Dostum, bazen anlattıklarını sanki evvelce yaşamışsın yani bizden önce yaşamışsın da şimdi bizi uyarmaya çalışıyorsun gibi anlıyorum. Bunu pek anlayamıyorum. Verdiğin tarihler, yaptığın projeksiyon diyebileceğim değerlendirmeler gerçekten çok önemli. Sanki tarihe not düşmeye çalışıyorsun gibi. Tamam ikimiz iyi bir ekip oluşturduk ama anlattıklarını özümsemek konusunda oldukça zorlanıyorum. Neden sence?
“Cem, dostum. Dünya bir başka kuşağa geçmeye hazırlanıyor. “Defterler” kontrol edilmeye başlandı. Kimininki dürülecek, kiminin ki bir eşik atlayıp devan edecek. Neler olup bittiğini anlayanlar, anlamaya çalışanlar, özellikle de sorgulayanlar kalacak geri kalanlar gidecek. Bu önceli kuşaklarda da böyle oldu, bundan sonra da böyle olacak. Seçim çok basit, bir sonraki kuşağın frekansına, titreşimine, rezonansına uyabilenler seçiliyor; geri kalanlar safra olarak değerlendiriliyor. Riyakarların, ahlaksızların, hırsızların, uğursuzların, Allah’tan başkasına kul olmayı kabul edenlerin hiç şansı yok. Çünkü onlar bir sonraki kuşağı köle olmayı kabul etseler dahi kabul edilmezler.
Örnek; diyeceksin ki İsrail ya da Siyonistler ne olacak? Onlar kendi ürettikleri ve kısmen Tanrısal metinlere inanırlar, ancak kendi lehlerine olmayanlara asla inanmazlar. Kendi lehlerine olabileceklere engel olması muhtemel olayları, gelişmeleri de engellerler. Binlerce “peygamberi” kısa sürede yok eden bir kavimden söz ediyoruz. Lilith’in çocuğuyuz diyen bir kavimden. Yer yüzünde Yaradan’a ve Yaradan’ın buyruklarına kafalarına ve menfaatlerine göre bağlı bir başka kavim yoktur. Eğer Yaradan onların aleyhine bir şey söylemişse Yaradan’ı da bulup katletmek isterler. Bizim Anadolu tabiri ile onların mayası da hamuru da bozuk. Nasıl bozulmuş? Bu konuda akla yatkın bir açıklama okumadım ama sanırım DNA’larında ciddi bir sorun var ve onlar bu sorunu korumak adına kimseyi Museviliğe kabul etmezler, anası Yahudi olmayanı da Yahudi’den saymazlar. Burada bu güne kadar farklı bir şeyden söz etmek istiyorum DNA üzerine; Dünyamıza zaman zaman gelen ve hatta bizler gibi görünen ya da görünmez olan Dünya Dışı varlıkların çok büyük bir kısmı bizi yok etmek için değil, DNA’larımızdan parçalar elde ederek, eksikliklerini gidermek için aramızdalar ya da arada sırada gelip-gidiyorlar. Gen teknolojisi çok gelişmiş olmasına rağmen Dünya Dışı varlıklar ne yaparlarsa yapsınlar bazı DNA şifrelerini kendilerine aktarsalar da, istedikleri sonucu elde edemiyorlar. Ve sanki dünya dışı varlıklar ile Dünya’daki varlıklar büyük bir DNA benzeri sarmalı korumak ve kollamak durumundalar, kopmaların olması ya da kayıplar tüm kainatın şifresinin bozulacağını düşünüyor olabilir, ya da öyle. Uzaylı istilası olacak muhabbetleri de insanları korkutarak onların frekans, titreşim ve rezonanslarını bozmak için tezgahlanıyor. Çünkü korku tüm titreşim, frekans ve rezonansı bozan en önemli unsurudur.”
Dostum, öyle bir şey söylüyorsun ki sanki korkuyu yensek bizler Cennet’e gideceğiz. Ya da ben öyle anladım. Diyelim ki böyle İsrail ya da Siyonistler niye korkar? Korkunun da bir takım dalları yok mudur?
“Cem, iyi ki sordun, korkuların tamamı kötü değildir. Ancak yanlış tanımlanan korkular tehlikelidir. Nasıl mı? “Allah’tan korkusuna” Müslüman gibi görünmek kötüdür, “Allah’ın rahmetini, rızasını kaybetmekten korkmak” ise iyidir. Biri insanı her türlü “Korku” sopası ile şirke dahi götürür diğeri ise insanı daha iyi olmaya yakınlaştırır. Korku, nefs’i terbiye edebilir, dengeli ve yerinde olursa kötülüklerden koruyabilir ve olgunlaştırabilir, sorumluluk bilincini artırabilir yani İnsan-ı Kamil olmaya yaklaştırabilir. Ancak korku ile hayatı yönlendirmek ve sırf Allah’tan korkusuna her türlü hurafeye eyvallah etmek de insanı insanlıktan çıkarır. Aslında “umut” demek olan Tanrı ile bağların kopması ve kişilerin aracı-madrabazlara teslim olması sonucu o kişiler şirke kadar götürür. Korku vesvese haline geldiğinde ya da getirildiğinde umutsuzluk yanında psikolojik yorgunluğa sebep olur ve insanın en önemli özelliği olan düşünmek, değerlendirmek, analiz etmek ve karar vermek yetileri zaafa uğrar, çöküntülere neden olur. Bunlar da kişilik zayıflığını, kararsızlığı ve edilgenliği beraberinde getirir. Biz insanları korkutmaya çalışanlar işte bu yolla bizim enerjimizi düşürürler, frekansımızı, titreşimimizi, rezonansımızı bozarlar ve istedikleri ölçüler arasında sıkıştırıp “kul”laştırırlar. O andan itibaren insan gider, korkularla sevk ve idare edilen sürüler ortaya çıkar. Bir ara seninle konuştuğumuz “Efsunlanma” ve “Tavistock” konuları da bununla ilintilidir.
Gelelim İsrail’in korku tünelinin başına Yeremya 5, Yeruşalim’in günahı 15 / 19: Ey İsrail halkı,
Uzaktan gelecek bir ulusu
Üzerinize saldırtacağım” diyor RAB,
“Köklü, eski bir ulus;
Sen onların dilini bilmez,
Ne dediklerini anlamazsın.
16.Oklarının kılıfı açık bir mezar gibidir,
Hepsi birer yiğittir.
17.Ürününü, yiyeceklerini tüketecek,
Oğullarını, kızlarını öldürecekler;
Davarlarını, sığırlarını,
Asmalarının, incir ağaçlarının meyvesini yiyecek,
Güvendiğin surlu kentlerini
Kılıçla yerle bir edecekler.
18. Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim” diyor RAB. 1
19. “ ‘Tanrımız RAB neden bize bütün bunları yaptı?’ diye sorduklarında, şöyle yanıtlayacaksın: ‘Beni nasıl bıraktınız, ülkenizde yabancı ilahlara nasıl kulluk ettinizse, siz de kendinize ait olmayan bir ülkede yabancılara öyle kulluk edeceksiniz.’”
İslam dünyasında pek çok münafık Ye’cüc-Me’cüc Türklerdir derken Siyonistler Kuzey’den gelecek arslanın kim olduğunu bilmişler. Ve en azından 18-19ncu baplardaki hususları terse çevirmek için Türkleri uygun olmayan zamanda, uygun olmayan yerde ve uygun olmayan yönetimle savaşa zorlayacaklar. Ve Siyonistler hç bir zaman kadim -faşizanlaştırılmış-kaynaklarının buyruklarından hiç bir zaman çıkmayacaklar.”
Vay dostum vay, bir gün Kuneytra’da sohbet esnasında Yeremya’dan bazı bölümleri okumuştuk ama ben kısmen unutmuşum, şimdi hatırladım. Haklısın. Diğer külliyattan da bahsedelim mi biraz...
Devam edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder