NELER NELER OLUYOR DA KİMSELERİN HABERİ YOK
Ne olduğunu anlayamadığım hisler içindeyim. Sanki birilerine unutulmuş teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Kime, kimlere. Anayurt Gazetesi’ndeki dostumdan bahsetmiştim. Ve bana “Hafız” “insiye olabilme” döneminde bir cinsellik yaşamam gerektiğinden söz etti. Onu duyduğum an adeta beynimden vurulmuşa döndüm. Neden mi? Yine o dostum benden önce bir şeyler yaşamıştı, bana da birşeyler anlatmıştı ama ben anlattıklarını bir potada değerlendirememişim. Aslında bunlara pişmanlık yazılarım da denebilir.
PENTAGONDAN SIZAN KOZMİK BELGE VE KRİPTO TÜRKLER
Onunla yine bir gün konuşurken:
“Üstadım, bu ülkede her oluşumun bir kriptosundan söz ederler de nedense Türklerin kriptosundan kelam eden olmaz, kimse de akledip bunu sormaz. Biz burada ustam Necdet ONUR, ustam Alev ÇUKURKAVAKLI ve gazetenin Genel Müdürü Naci ALAN Beyler ile çok tehlikeli bir yere çomak soktuk. Öyle şeyler yazdık ki aslında Dünya’nın gidişatına yön verdik. Hatırlarsın BM Genel Sekreteri’nin faaliyetleri hakkında bir dizi yazı yayınlamıştık ve nihayetinde bir Açık Mektup ile onu istifaya davet etmiştik. Sonra gazetedeki Açık Mektubun İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, Arapça, Çince tercümelerini BM delegasyonuna ve Türkiye’deki Büyükelçiliklere göndermiştik. On beş gün sonra Kofi ANNAN BM Genel Sekreterliği’nden istifa etmişti. Bu gelişme sonrası bizim gazetemize sabahın erken saatlerinde ve belki de gecenin ilerleyen saatlerinde farklı kaplanmış-korumuş belgeler gelmeye başlamıştı. Kaynak, her belgenin üzerine ”Biz Kripto Türkleriz” anlamında notlar yazmışlardı. Bu yazılar dörtlü süzgeçten geçerdi ve ben de yazıya dökerdim.
Bir gün ben gazeteye gece saat 03.00 gibi gelmiş, odamda çalışıyordum. İlerleyen saatlerde kapıda bir sesler duydum ve direk kapıya monte ettiğim, dışarıdan gölge oynaşması olduğunda ateş edilirse arkadakine bir şey olmasın diye kullandığım periskop yardımı ile kapının gözetleme deliğinden baktığımda kadın olması muhtemel birinin ayak uçlarını merdivenden aşağıya koşarak inerken görmüştüm. Kapıyı açtım, seslendim ama o son hızla merdivenlerden iniyordu, ben de arkasından merdivenlerden aşağı koşmaya başladım ve neredeyse yirmi basamak kala dışarıdan bir kaç el boğuk silah sesine benzer bir ses duymuştum. Sabahın o sessizliğinde aşağıya indiğimde ayak ucunu gördüğüm oldukça bakımlı, ince, zarif bir kadının yerde yatıyordu. Vurulmuştu, kendinden bile değildi, durum vahim olmalıydı. Gazetenin hemen karşısındaki hastaneye kucağımda götürmüştüm. Ekipler çağrılmış, ilk müdahale yapılmış ve ameliyata alınmıştı. Uzun müdahaleler sonucu hayata döndürülmüş ama belden aşağısı tutmaz olmuştu... İşte onun getirdiği Pentagondan Sızan Kozmik Belge’yi yayınlamıştık. Ne diyorlardı o belgede Pentagon Analistleri, Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi süreci ile ilgili “İsrail bu projeye karşıymış gibi görünseydi, bu güne kadar daha fazla mesafe alırdık. Ama esaslı bir tedbirimiz vardı, İslam ülkeleri arasında öyle bir yere öyle birini getirmiştik ki, daha önce Büyük Britanya İmparatorluğu İslam ülkelerinde azınlık işbirlikçileri yönetime getirilmiş, altlarına ise çoğunluk Müslüman halkları yerleştirmişti. İşte o yapının ortasına girecek tam anlamı ile sahtekar bir ajan sokmuştuk. Çoğunluk yönetilenle/halklar onu kendi yöneticilerinden daha çok sevecek, hatta kurtarıcı gibi görecek, ülkeler içten çökecek, atadığımız o ajan, İsrail’i ayakta tutacak her şeyi Müslümanların gözünün içine baka baka gerçekleştirecek...” diye anlatıyordu gazetedeki dostum.
O’nun, o zamanlar neler yaşadığını gazetedeki en yakınları bile bilmiyordu. Ben, başka kaynaklardan öğrenmiştim. O, kurye olarak düşündüğü, kimliği dahi belli olmayan ve dilsiz gibi, konuşmayan o kadını neredeyse üç yıla yakın bakmış. Hem de bir apartmanda kapıcı olarak işe başlamış, o apartmanda ona bir daire tutmuş, uzun bir süre tuvalet ihtiyacını dahi o karşılamış, o yıkamış, kurulamış; yemeğini o yedirmiş, kısaca kimsenin yapamayacağı her şeyi yapmış. Ben görmedim ama anlatanlar derlerdi ki kadın o kadar güzel ve alımlıymış ki... Dostum o sırada eşinden de ayrılmıştı. Kırklı yaşlarının başındaydı... O kadınla en ufak bir ilişkisi olmamış. Çile dersek işte çile, vefa dersek işte vefa, insiye olmak için uğraş ise işte uğraş ve dahası O o kadını Tanrı’nın bir emaneti olarak görmüş olmalı... Ve ben bütün bunları onun “Milli İstihbarat Teşkilatı’na gelinceye kadar 16 istihbarat örgütü daha var bu ülkede. Hepsi de geçmiş istihbarat teşkilatlarından kalan hücrelerden doğmuş.” dediği birimlerde olduğunu düşündüğüm kişilerden öğrenmiştim. Yani o dostum benden çok daha önce, şimdilerde benim geçtiğim aşamalardan geçmiş olmalıydı. O’na kripto Türkler de inanmış ve güvenmişti. O’nun kaç kırat olduğunu Kripto Türkler de biliyordu. Ben bu yazımda Kripto Türkler’den söz etmeyeceğim, o zaten kitap hazırlıklarında bunlardan söz etmişti. İleride bir gün, eminim bütün herkes öğrenecektir, tabii ki dostumun yaşamasına müsaade edilirse...
O, Pentagon’dan Sızan Kozmik Belge’de bahsedilen İslam Ülkeleri ve Halkları arasında sokulan ajanın görevinin İsrail’in ömrü kadar olacağını -80 yıl ve muhtemelen son 2028-, son üç yılında çok büyük sıkıntılar yaşayacağını da defalarca bana aktarmıştı. İşin en çarpıcı tarafı, aynı kişinin Türk Cumhuriyetleri için de büyük bir tehdit olacağını, Türk Cumhuriyetleri’nin başında olan hemen hepsi çapsız olan yöneticilerle el altından ciddi menfaat bağlantıları kurarak onları da pasif hale getireceğinden söz ederdi.
Anayurt Gazetesi, milliyetçi-muhafazakar bir çizgide olmasına rağmen PKK’nın dişi simgelerinden bir kadın ile (N.D.) bir süreliğine çok önemli konular hakkında görüşmüş, elde ettiği bilgileri hem devletin ilgili kademeleri ile paylaşmış hem de bazılarını yazıya dökmüştü. Yine o istihbarat örgütlerinden aldığım bilgilere göre dostum ile o kadın arasındaki ilişki son derece düzeyli, medeni, kültürümüze uygun olarak devam etmiş. O dönemde konuştuğumuzda, o kadından edindiği intibalar ve hatta eline geçen bazı kanıtlarla bana bir kaç önemli değerlendirmede bulunmuştu. “Türkiye’de de, çevre ülkelerde de “Kürt Hareketi” denilen hareketlerin başındakiler aslında “Diaspora Ermenileri ve Yahudileri” içlerinde yer alan Kürtler ise tamamen kendini kullandıran, kiralayan yaratıklar.” “Nasıl ki “Ermeni Soykırımı” zırvasıyla uluslararası bir destek, “Soykırım tanınması” oluşturmaya çalışanlar Türkiye’nin ödemek zorunda kalacağı tazminattan yüzde bir pay almayı planlıyorlarsa bunlar da aynı yolda. Ayrılıkçı hareketlere ve kahpe tezgahlara destek veren medya mensuplarının büyük bir bölümünün sapkın ya da aşağılık kasetleri de Diasporanın elinde. Ki nereden, nasıl, hangi yollarla ellerine geçtiğini de yazdım kitap çalışmalarımda.”
Bütün bunları ben neden paylaşıyorum? Hem de gazetede yayınlanmayacak olsalar bile.
Son iki-üç gün içinde yaşadıklarımdan sonra bir bakıma geride bir günlük özeti bırakmak istedim diyebilirim. Ve aynı zamanda o dostumdan aldığım bilgilerin şimdi daha da değerli olduğunu fark ettiğim için. 01 OCAK 2025
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder